İçeriğe geç
Hüseyin Öz Hukuk & Danışmanlık

Makaleler Aile Hukuku

Boşanmada mal paylaşımı: edinilmiş mallara katılma rejimi nasıl işler?

2002'den beri yürürlükte olan yasal mal rejiminde hangi mallar paylaşılır, hangileri kişisel kalır ve tapudaki isim neden belirleyici değildir?

Av. Hüseyin ÖzEylül 2026

Boşanma davalarında en sık duyulan cümlelerden biri şudur: "Ev benim üzerime, dolayısıyla benim." Edinilmiş mallara katılma rejiminde bu cümle çoğu zaman yanlıştır.

Hangi rejim uygulanır?

1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu, aksine bir sözleşme yapılmadıkça eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimini yasal rejim olarak kabul eder. Bu tarihten önce evlenenler için 2002'ye kadar olan dönemde eski kanunun mal ayrılığı rejimi geçerlidir; 2002'den sonra edinilen mallar ise yeni rejime tabidir. Eşler, noterde mal rejimi sözleşmesi yaparak mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ya da mal ortaklığı rejimlerinden birini de seçebilir.

Edinilmiş mal, kişisel mal

Rejim, her eşin mallarını iki gruba ayırır. Edinilmiş mallar, evlilik süresince karşılığı verilerek elde edilen mallardır: çalışma karşılığı kazanılanlar, sosyal güvenlik kurumlarının ödemeleri, çalışma gücünün kaybı nedeniyle alınan tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler. Kişisel mallar ise yalnızca bir eşin kullanımına ayrılmış eşya, evlilikten önce sahip olunan mallar, miras ve bağış yoluyla gelenler, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerlerdir.

Tapudaki isim, malın hangi gruba girdiğini belirlemez. Evlilik süresince maaşla alınan bir daire, tapu tek eşin adına olsa bile edinilmiş maldır. Buna karşılık babadan miras kalan bir arsa, evlilik içinde tapuya geçse de kişisel maldır. Bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispat etmek zorundadır; ispat edilemeyen mal edinilmiş sayılır.

Tasfiye nasıl yapılır?

Boşanma davasının açıldığı tarih, mal rejiminin sona erdiği tarihtir; bu tarihten sonra edinilenler paylaşıma girmez. Tasfiyede her eşin edinilmiş mallarının değeri belirlenir, bu mallara ilişkin borçlar düşülür ve artık değer bulunur. Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkına sahiptir; buna katılma alacağı denir. Malların değeri, tasfiye anındaki sürüm değeri üzerinden hesaplanır.

Bir eş, diğerinin malının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına karşılık almadan katkıda bulunmuşsa değer artış payı da isteyebilir. Mal rejiminin sona ermesinden (boşanmada dava tarihinden) önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan bağışlar ile mal rejimi sürerken katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, tasfiyede edinilmiş mallara eklenir.

Ayrı bir dava

Katılma alacağı, boşanma davası içinde karara bağlanmaz; ayrı bir dava ile istenir. Bu dava boşanma davasıyla birlikte açılabilir, ancak karar için boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir. Alacak para olarak ödenir; malın kendisinin devri kural olarak istenemez. Aile konutu için ise hakkı olan eş, katılma alacağına mahsuben konutun kendisine tahsisini talep edebilir.

Eşler protokolle mal paylaşımını düzenlemişse o düzenleme esas alınır. Protokolde mal rejimine ilişkin hüküm yoksa, anlaşmalı boşanmadan sonra da tasfiye davası açılabilir.

Bu yazı genel çerçeveyi anlatır. Malın hangi tarihte, hangi kaynakla edinildiği, borçların yapısı ve evlilik tarihinin 2002 öncesine uzanıp uzanmadığı her dosyada hesabı değiştirir.

Av. Hüseyin Öz

Hüseyin Öz Hukuk & Danışmanlık. Ankara 1 Nolu Barosu.

Aile Hukuku sayfası

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş ya da danışmanlık niteliği taşımaz. Anılan mevzuat, yazının tarihindeki hâliyle esas alınmıştır. Somut durumunuz için avukatınıza danışın.

Tüm makaleler