Boşanmak isteyen eşlerin ilk sorusu genellikle "ne kadar sürer" olur. Cevap tek bir şeye bağlıdır: eşler, boşanmanın bütün sonuçları üzerinde anlaşabiliyor mu?
Anlaşmalı boşanma
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrası dört şart arar. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da birinin açtığı davayı diğeri kabul etmelidir. Hâkim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmelidir. Son olarak hâkim, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin tarafların hazırladığı düzenlemeyi uygun bulmalıdır.
Bu düzenleme uygulamada protokol olarak adlandırılır. Protokolde nafaka, velayet, kişisel ilişki, tazminat, ziynet eşyası ve gerekiyorsa mal paylaşımı yazılır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapabilir; değişiklik taraflarca kabul edilirse boşanmaya karar verilir. Duruşmada her iki eşin de hazır bulunması zorunludur; yalnızca vekil aracılığıyla anlaşmalı boşanma olmaz.
Karara karşı kanun yoluna gidilmezse iki haftalık istinaf süresinin sonunda kesinleşir; taraflar kanun yolundan feragat ederse daha erken kesinleşebilir.
Çekişmeli boşanma
Eşlerden biri boşanmak istemiyorsa ya da boşanmanın sonuçlarında anlaşma yoksa dava çekişmeli olarak yürür. Davacı bir boşanma sebebine dayanır. En sık başvurulan sebep evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır; zina, hayata kast, pek kötü ya da onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı ise özel sebeplerdir.
Çekişmeli davada iddiaların ispatı gerekir. Tanıklar dinlenir; mesaj ve fotoğraf gibi kayıtlar hukuka uygun elde edilmişse değerlendirilir; çocuklar için sosyal inceleme raporu alınır. Mahkeme tarafların kusurunu belirler. Kusur, boşanma kararının kendisinden çok nafaka ve tazminat taleplerini etkiler. Davalı, davacının kusurunun daha ağır olduğunu ileri sürerek davaya itiraz edebilir; ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında bir yarar kalmamışsa yine boşanmaya karar verilir.
Çekişmeliden anlaşmalıya geçiş
Çekişmeli başlayan bir dava, yargılamanın herhangi bir aşamasında tarafların anlaşmasıyla anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir. Bunun için tarafların protokol sunması ve duruşmada hazır bulunması yeterlidir. Tersi de mümkündür: anlaşmalı boşanma duruşmasında eşlerden biri iradesinden dönerse dava çekişmeli olarak devam eder ve davacı bu kez boşanma sebebini ispat etmek zorunda kalır.
Anlaşmalı boşanmadan sonra neye dönülemez?
Protokolle karara bağlanan ve kesinleşen hususlar, kural olarak yeniden dava konusu yapılamaz. Yoksulluk nafakasından ve tazminattan feragat edilmişse sonradan istenemez. Buna karşılık çocuklara ilişkin hükümler kesin değildir: iştirak nafakası, velayet ve kişisel ilişki, koşullar değiştiğinde her zaman yeniden düzenlenebilir; çünkü bu hükümler çocuğun yararına göre belirlenir ve tarafların iradesine bırakılmaz.
Mal rejimi konusunda da dikkat gerekir. Protokolde mal paylaşımı düzenlenmemişse, mal rejiminin tasfiyesi boşanmadan sonra ayrı bir davayla istenebilir. Bu yüzden anlaşmalı boşanmada protokolün eksiksiz hazırlanması, davanın kendisinden daha fazla zaman alır.
Bu yazı genel çerçeveyi anlatır. Hangi yolun uygun olduğu; eşlerin anlaşma iradesine, çocukların durumuna, mal varlığının yapısına ve tarafların kusur durumuna göre her dosyada ayrı değerlendirilir.